Bireysel Terapi

Bireysel Terapi

     Günlük yaşantımızda bizi zorlayabilecek birtakım sorun ve problemlerle karşılaşabiliriz ya da kendimizi olmak istemeyeceğimiz bir durumda bulabiliriz. Karşılaştığımız problemleri yok saymak ve ertelemek bu sorunların git gide büyümesine yol açabilir. Bu gibi durumlar çözülmediği taktirde içinden çıkılmaz bir hal alıp, kişinin hayatını olumsuz etkileyebilir. Ortaya çıkan olumsuz ruh hali ,çaresizlik ve kaygı hissi hayat kalitesini oldukça düşürebilir.

     Kendimizi böyle hissettiğimiz zamanlarda dışarıdan uzman bir destek almak sorunun çözümü ve yönetimi açısından oldukça yardımcı olur. Bireysel psikoterapiler de bu amaçlıdır. Hedefler bireysel amaçlara göre belirlenir, yaşanılan problemin kaynağı ve nasıl çözüleceği ile igili çalışıır.

  

 

 

Merkezimizde Bireysel Terapide Ele Alınan Başlıca Konular

 

  • Duygudurum Bozuklukları: Duygudurum bozukluğuna sebep olabilecek birçok neden vardır ve kesin bir yargı için semptomların belirli bir sürede devam etmesi gerekmektedir (keder yönünde sürekli artış, neşe yönünde sürekli artış vb.). Duygudurum bozukluklarında en sık karşılaşılan rahatsızlıklar majör depresif bozukluk ve bipolar bozukluktur. Depresyon, uyku problemleri, düşük enerji, ruhsal çöküntü, umutsuzluk ve çaresizliklik hissi de sıkça rastlanılan durumlardandır. Kişi uzun süreli olarak bu belirtileri yaşıyorsa mutlaka bir uzmanca yardım almalıdır. Psikoterapi ile oldukça ilerleme sağlanabilir. Tedaviyi ertelememek başka ruhsal problemleri tetiklememesi açısından büyük önem taşır.

 

  • Anksiyete Bozuklukları: Kaygı insanların günlük yaşamlarında sıkça karşılaşabileceği bir durumdur. Stres anında motive edici olabilir fakat yerini korku ve telaşa bırakıp günlük yaşama engel olduğunda bir sorun olduğun şüphe duyulabilir. Anksiyete bozukluklarının başlıca duygusal belirtileri; tedirginlik ve endişe duyumu, sinirlilik, huzursuzluk, felakete odaklanma ve her zaman en kötü olasılığı düşünmedir. Başlıca fiziksel belirtileri ise kalp çarpıntısı, terleme, nefes almada güçlük, titreme, kaslarda seğirme, huzursuzluk ve uykusuzluktur. Bu belirtilerin bulunduğu kişilere psikoterapi ve çeşitli yöntemler oldukça yardımcı olmaktadır.

 

  • Panik Bozukluk: Çarpıntı, terleme, titreme, boğulma ya da nefes alamama hissi, göğüste ağrı veya sıkışma, bulantı, karın ağrısı, baş dönmesi, dengesizlik gibi bedensel duyumların olağan dışı yoğunlukta hissedildiği, beraberinde kontrolünü kaybetme, delirme korkusu ya da ölüm korkusu ile karakterize bir süreçtir. Panik Atağı, birdenbire başlar, giderek şiddetlenir ve 10 dakika içinde şiddeti en yoğun düzeye çıkar; çoğu zaman 10-30 dakika (seyrek olarak da 1 saate kadar) devam ettikten sonra kendiliğinden geçer. Bu gibi durumları yaşayan kişiler mutlaka bir uzman tarafından yardım almalıdır.

 

  • Özgül Fobi: Bir nesneye ya da duruma karşı duyulan belirgin ve sürekli korkudur. Kişi bu nesne veya durumla karşılaşmamak için sürekli kaçmakaçınma davranışı gösterir. Genel olarak hayvan (köpek, böcek,yılan), doğal çevre (şimşek, yıldırım, fırtına), kan-yara-enjeksiyon veya durumsal (uçak, tünel, toplu taşıma araçları) şekillerinde görülür.

 

  • Sosyal Fobi: Günlük hayatta toplum içinde konuşma, toplum içinde bulunma ve kendini ifade etmede çoğu kişide çekingenlik davranışı görülebilir. Bu çekingenlik davraışı sosyal fobi olarak nitelendirilemez. Sosyal fobi olması durumda kişide 'kaçınma' davranışının da gözlenmesi gerekmektedir. Nefes alamama, yüzde kızarma, kaslarda gerilme ve titreme şeklinde belirtileri bulunabilir. Ağırlıklı olarak ergenlik dönemlerinde (10-17 yaş) görülebilir. Birçok insan tarafından toplumda 'efendilik' gibi algılanmaya çalışılması Sosyal Fobiyi tanıda ve tedavide olumsuz bir etkiye sahiptir.

 

  • Obsesif Kompulsif Bozukluk: Takıntılı düşünce, fikir ve dürtüler ile yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerden oluşan bir ruhsal hastalıktır. Genel olarak; Bulaşma ( her şeyi yıkama-temizleme isteği), Kuşku (kapı kilidi, gaz ocağı, vb.), Cinsel içerikli, Dini içerikli, SimetriDüzen, Dokunma, Sayma, Biriktirme ve Saklama obsesyon ve kompulsiyonu şeklinde görülür.

 

  • Yeme Bozuklukları: Yeme Bozuklukları anoreksiya nervoza , bulimiya nervoza ve son yıllarda tanımlanan tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıkların içinde yer aldığı bir tanı grubudur. Bu hastalıklar ruhsal kaynaklıdır ve bedensel belirtiler ön planda gibi görünse de ciddi ruhsal sorunlarla birliktedir. Anoreksiya nervoza için en riskli yaşlar 14 -15 yaşlarıdır. Genelde ergenlik döneminde başladığı bildirilir ancak çok ender de olsa 9 yaşında ve menopoz sonrası kadınlarda başladığı bildiren çalişmalar vardır. Bulimiya nervoza için ise tipik başlangıç 18-19 yaş arasıdır. Yeme bozuklukları oldukça ciddi rahatsızlıklardır ve sonucunda çok ciddi fiziksel ve ruhsal çöküntüler yaşanabilir.

 

  • Kişilik Bozuklukları: İnsanın davranışlarında uzun süreli bozukluklara neden olan kişilik bozuklukları, çevresel ya da kalıtsal faktörlere bağlı olabilir bazen de hem kalıtsal hem de çevresel faktörlere bağlı olabilir. Bir durumun kişilik bozukluğu olarak teşhis edilmesi için kişisel ve/veya sosyal yaşamında önemli oranda sıkıntı ve bozukluğa yol açacak bir davranış düzeni bulunmalıdır. Evlilik, iş yaşamı ve arkadaşlıklarda uzun süreli problem ve güven problemi yaşayanlar uzman tarafından yardım almalıdır. Başlıca kişilik bozuklukları; antisosyal, paranoid, şizoid, borderline, narsistik, bağımlı, obsesif kompulsif kişilik bozukluklarıdır.
    Kişilik bozukluklarında psikoterapi yöntemiyle önemli ölçüde gelişim gösterilebilir.

 

  • Dürtü Kontrol Bozuklukları: Kleptomani (çalma hastalığı), kumar bağımlılığı, alışveriş bağımlılığı, yalancılık, saç koparma hastalığı (trikotillomani) gibi bozukluklar.

 

 

 

* Bireysel terapiler genellikle 45 - 60 dakika arasında sürmektedir. Tanı ve tedaviye destek olarak çeşitli testlerle de desteklenmektedir.

 

 

UZMAN KLİNİK PSİKOLOG BERK KARAOĞLU

ÖZEL BERK KARAOĞLU AİLE DANIŞMA MERKEZİ

Görseller


Geri
Anksiyete (Korku ve Kaygılar)